En başından beri ülkemizde hayvanların ve doğanın yaşam hakkına nasıl müdahale edildiğini anlatıp, yazıyorum. Yaşam hakkı ihlalleri konusunda gerçekten ciddi bir gelişme (!) içindeyiz. Toplumsal alanda bir ilerleme kaydetmemiz gerekirken maalesef ki ne kadar yanlış ve endişe verici konularda başı çekmemiz sizce düşündürücü değil midir?

Belediye terörü, haklın bilinçsizliği ve hayvana bakışı, kanunların yetersizliği.. Hepsi bir kenara olan kanunun dahi uygulanmaması, hukuğun görevini yapmaması, yapamaması.. Tüm bu unsurlar bir araya geldiklerinde koskocaman bir yok edişin acı ve insanın sınırlarını zorlayıcı fotoğrafını gözler önüne sermektedir.. Geleneklerimiz dediğimizde ne gelir aklınıza? Bağ bozumu eğlenceleri, kız isteme merasimleri, bahar şenlikleri vs. Keşke her gelenek böyle olsa. Kimseye, hiçbir canlıya zarar vermese.. Neşe içinde kutlansa. Ama gelin görün ki öylesine gelenekselleşmiş
Sömürü haline gelmiş, şiddetten oluşan “geleneklerimiz” var ki, şaşarsınız. İncelediğiniz zaman gerçekten aklın sınırlarını zorlayan şiddete ve sömürüye şahit oluyorsunuz..

Özellikle Ege ve Akdeniz illerimizde yaygın deve güreşleri, İç Anadolu’ya yayılmış köpek dövüşleri, fayton ve at kullanma işkencesinin farklı türleri, halk arasında ilginç bir şekilde nazardan koruduğuna inanılan kurban kesmeler, adak adamalar…
Her şeyin anlamını daha iyi idrak ettiğimiz bir çağda bu şekilde, bizim geleneğimiz diyerek devam edilen bu davranışların kazandırdığı nedir?Hangi amaca hizmet etmektedir? Geçmiş zamanlarda eğlenmek, zaman geçirmek ve tabiki para kazanmak (kumar) için yapılan bu anlamsız hareketler bütünü nasıl hala desteklenmekte, devamlılığı sağlanmakta?

Bir canlının yaşamı nasıl bir eğlence vasıtası olabilir?Sinirden ağzı köpükler saçarak rakibine saldıran bir deve,kanlar içinde birbirini ısırıp parçalamaya çalışan köpekler,horozlar nasıl bir çekicilik oluşturmaktadır?
Şiddetin meşrulaştırılmış bu hali gelişen yeni nesil için oldukça yanlış ve çirkin bir örnektir! Bu hayvanların sonu nedir?Hiç düşündünüz mü?Bilinen son, ölüm…
Güreşmek, dövüştürülmek için yaşam hakları ellerinden alınan bu canlılar her şeyi hissediyor ve acı çekiyor.. Belediyeler oy kazanma hırsıyla bu şiddeti körüklüyor.. Yeni araba alan birinin arabası için kurban kesip, kanından medet umarak nazardan koruyacağına inanması ilkellik değil midir?

Bilimsel gerçeklerin ışığında, acı ve sömürü odaklı bu uygulamalar asla devam etmemeli eğitimle birlikte böylesi davranışlardan uzaklaşılmalıdır.Toplumun hayvana bakışı değiştirilmeli, canlı, hisseden, acı çeken bir varlık olduğu gerçeği anlatılmalıdır.

Diğer tarafta seçim vaatleri kapsamında verilen sözler ve sonsuz bir hızla yoketmeye programlanmış belediyeler. İplerini koparmışçasına bir saldırganlıkla ve vahşetin sınırsız boyutlarında köşeye sıkıştırılıp yaşamları ellerinden alınan sokak hayvanları. Yasanın çıkmaması için sürekli ağız değiştiren yetkililer, atıp-tutmalar, yalanlar, göz boyamalar..

Böylesine belirsizlik içinde nasıl bir kazanım elde edebiliriz?Nasıl ilerler nasıl gerçeklerin aydınlığını görebiliriz??

Ben soru sormaktan ve cevaplardaki karanlık boşluktan çok ama çok yıprandım. Doğamızda hoyratça kullanılmaktan, yok edilmekten çok yıprandı.. Tek bir gerçek var;
Yarın çok geç…

Medya Blok Youtube kanalını takip edin...
You May Also Like

24 TV ve Star da kapatılıyor

TürkMedya’da bir gazete ve bir televizyon kapısına kilit vurulacak. Medyaradar’ın haberine göre;…

Abdurrahim Albayrak ve eşinde Koronavirüs tespit edildi

“Tüm futbolcular ve teknik heyetin kontrolden geçirildiği, hiç kimsede virüs tespit edilmediği…

Ahmet Hakan: Ankara’daki toplantı Ekrem İmamoğlu’nun kalesine atılmış üç politik goldür

Hürriyet Gazetesi yazarı Ahmet Hakan bugünkü köşesinde Ankara’da dün toplanan büyükşehir belediye…