Hayatımız hep seçimlerden ibaret değil midir? Hep bir şeyleri seçmez miyiz yaşamımız boyunca? Kimi zaman doğru kimi zaman yanlış olsa da bizim seçimimizdir yaşanan.

Zor gelir bazen, seçmek istemeyiz, seçim yapmak güç gelir. Mecbur kalırız ya da üç maymunu oynarız. Biz insanlar aslında düşündüğümüzü iddia ederiz, hayvanlardan üstünüz biz insanız deriz ama en büyük yanlışları hep biz yapmaz mıyız?

İşte yine önemli bir seçimin öncesinindeyiz. Yerel Yönetim seçimleri. Milletçe yine sandık başında buluşacağız. Burada önemli olan seçmek değil çok yönlü düşünüp öyle seçmek yani seçimin önemini bilerek seçmek. Hangimiz düşünüp, değerlendirip birtakım gerçekleri göz önüne alıp seçim yapıyoruz?
Genel olarak düşündüğümüzde hiçbirimiz cevabı mutlaka ağır basacaktır.
Ülkemizde seçim olayının önemi kavranmış değil. Okuyup değerlendirme yapılmadığından ezbere verilmiş kararlar dikkati çekiyor. Takım tutar gibi parti tutmak veya bir film artistinin hayranıymışçasına parti lideri değerlendirmek bize öz bir davranış. Trajikomik bir durum bu. Geleceğini teminat altına almak bu derece basite indirgenmemeli.

Yerel seçimin tarihi belirlenmeden ve belirlendikten sonra çalışmalarına hızla devam eden HKK’nunun aleyhte değişmesine engel olmak ve hayati eklemeler yapılmasını sağlamak için elinden geleni yapan topluluklar, platformlar, dernekler ve federasyonlar çeşitli protokoller hazırlayarak her partinin adayına sundular.
Büyük bir şekilde geri dönüş aldıkları bu katılım sayesinde sosyal medyayı ve basını takip eden vatandaşlarımız da konu ile ilgili bilgi sahibi oldular.. HKK hakkında gerçekten ciddi ilerleme kaydetmemiz için halkımızın hayvana bakışının değişmesi, konu hakkında ciddi bilgilenmesi gerekmektedir. Devletin çeşitli kadrolarında çalışan kişilerinde bilgisinin çok sınırlı olduğunu düşünürsek eğitime çok önem verip okula ilk adım atıldığından itibaren konuyu öğrenime sunmalıyız. Atölyelerle, öğretici tiyatro oyunlarıyla konuyu belleklerde kalacak şekilde çocuklarımıza vermeliyiz. Siyasi parti adayları içinde geri dönüş alamadığımız kişilerde oldu. Oysa ki istenilen 2004 yılında yürürlüğe giren 5199 sayılı HKK kanununun uygulanması ve hapis cezalarının hükümler arasına girmesinin sağlanmasıdır.
Tüm bunların yanı sıra yunus parkları, vahşi doğa parkları ve sirklerinde kaldırılmasına yönelik çalışmaların da aynı HKK içine alınıp genişletilmesi istenmektedir.
Çiftlik hayvanları, yük taşıma ve turistlik amaçla kullanılan hayvanlarında yaşam şartlarının özgürleştirilmesi, sömürüden ve zulümden uzaklaştırılması gerekmekte, yeni düzenlemeler getirilmesi istenmekte ve beklenmektedir. Hepsi bilinç sahibi, acıyı, sevgiyi bizler gibi hisseden canlılar.

Oy kullanırken hepsinin yaşamak istediğini bunun için savaş verdiklerini hatırlayınız.. Yaptığınız seçim onların hayatına mal olmasın. Son olarak Hayvan Haklarına değer vermeyen hiçbir adaya oy vermeyiniz.
Yaşamın ve yaşam hakkının önemini asla unutmayınız..
Adaletsiz davranan, adaletten bahsedemez…

Medya Blok Youtube kanalını takip edin...
You May Also Like

Çay üreticisi tedirgin: Toprağı hiç mi düşünmediniz? – Fatma GENÇ yazdı

“Gelıyi Mayıs ayı Toplayalım çaylari Gidelım fabrikaya Alalım paraları” Rize Türküsü Bu…

Kayyum tehlikesinin farkında mısınız? Fırat Yeşilçınar YAZDI

31 Mart seçimleri de 23 Haziran seçimleri de geride kaldı. Seçimin faturası…

Ormanlar yangınları ve Kül sesleri – Akın Olgun YAZDI

Çok yandık, çok yakıldık ve her defasında “yine yakacağız” diyen sesleri duyduk.…