Artık seçimleri kazanarak değil iptal ettirerek yürüyorlar. İyi ama ya 23 Haziran’da kendileri de iptal olursa? Elbette bu benim kadar kimi AKP’lilerin de aklından geçiyor. Geçiyor olduğu için yazıyorlar, konuşuyorlar ya.
7 Haziran ve 1 Kasım hayali kuranlarsa, ne tarihin aynı tarih ne insanların aynı insan olmadığını görecekler. 2500 yıl gecikmeyle olsa da Herakleitos’u öğrenecekler; aynı suda iki defa yıkanamazsın.

AKP’nin en güçlü olduğu anda İstanbul seçimlerini kazanan muhalefet şimdi AKP daha da zayıfladığı anda neden bir kez daha, hem de pekiştirerek seçimi kazanamayacakmış? Hemen her seçimde oyları ve mazbatası gaspedilen HDP bir kez daha İstanbul’u neden kazandırmayacakmış. Tarihi sakin bir kararlılıkla dolu olanlar nasıl oldu da yüzde 1’lerden 13’lere geldi? Karasızlıkla mı? HDP’nin sürekli yaşadığını CHP’de yaşamış oldu ne yazık ki. HDP’yi anlaması için yaşamasını istemezdim elbette ama sonuçta böyle oldu işte.

Erdoğan ne eder yine kazanır diye düşünmeyiniz lütfen. HDP’ye karşı ne etse de kazanamıyorken CHP’ye karşı niye kazansın sıkı durursa? HDP nasıl yemediyse kimi politikaları CHP de öyle yemez umarım. Zor değil yani kazanmak.
Muhalefetin kendi arasında tartışmasına gerek yok ve anlamsız da. İptal kararının açıklandığı ilk saatlerde başlayan tartışma yerini daha moralli konuşmalara hızlıca bıraktı. Daha önce neredeyse hiç konuşmamış sanatçıları, sporcuları konuşturabilen bir haklılık karşısında daha da güçlü değil mi düne göre muhalefet? Seçimi iptal ettiren AKP durumu tam olarak göremiyor. Hırsı gözünü perdeliyor. Perdenin arkasındansa gördüğü değil duyduğuna göre yürümeye çalışıyor. Halkları perdenin arkasından bir slüet olarak görüyor. Oysa halklar gayet net görünüyorlar. Görenler de zaten seçim sonuçlarını kabul etmeliydik diyenler. Bu anlamda seçim iptal gecesi muhalefetin sosyal medya hareketliliğini hafife almamalı kimse. AKP bu gördüğünü beklemiyordu. Bekleseydi seçimi iptal kararı aldırır mıydı? AKP bu kararıyla daha önce önünde 4 yıl olmasına rağmen bunu 2 aya indirdi. Bir kez daha kaybettiğinde bir kez daha yönetebilecek mi?
Kararlılıkla halkın kendisini istemediğini gördüğünde iş işten çoktan geçmiş olacak.

Muhalefet bir seçim daha kazanarak sadece İstanbul’u değil memleketi de geleceğini de bu iki ayda kazanacak. İktidarsa iptal ettirdiği seçimler sonucunda kendisi iptal olacak.
23 Haziran’a kadar ne kadar çok anket yaptırsalar da bu gerçeği görecekler ve YSK’ye, ”seçimi iptal kararını iptal etmenin bir yolunu bul!” demek zorunda kalacaklar.

Hayır! Artık ben de yeni seçimi istiyorum. İki ayda 4 yılı kazanacağım, geleceğimi kazanacağım bir seçim insanın ayağına her zaman gelir mi?

Bu haksızlık karşısında sadece muhalifler değil AKPli konu komşumun da tepki duyduğunu görüyor, duyuyorum. Ben makro olana değil mikro olana, küçük resme bakıyorum. Nihayet bu 31 Mart, tek tek oyların ne kadar değerli olduğu, mikronun makroyu belirlediği bir seçim değil miydi? Büyük resimciler, hafife almayın küçük resimleri. Her bir fırça darbesi, uzaktan gördüğünüz büyük resmin köküdür. Kökümüzde gördüğünüzse işsizliğe, yoksulluğa rağmen onurun, gururun fırça izleridir. Bizi gerçekten görmek istiyorsanız yakınlaşmalısınız…

Yazdıklarımın şahsi temennilerim olmadığını ben kadar ’sen’ de biliyorsun. AKP’lilerin de bir sınırının olduğunu, gururunun olduğunu bizatihi AKP’de bilecek. Aynı sandık kurulu üyeleri, aynı sandık başkanları aynı zarfla sadece İBB seçimlerinin iptal etmenin ne demek, ilçe seçimlerinin iptal edilmemesinin ne demek olduğunu anlamayacak ve buna tepki duymayacak zannedenler, böyle kişilerin bırak partisine kendisine bile hayrı olamadığını da görecekler. Ellerinde kalan partililerse, haksızlığa göz yumanlar, sadece güçlü gördüğünden yana tutum alanlar olacak. Ve bu partililer, yarın güç el değiştirdiğinde ne yapacak sanıyorlar? Ahlak, vicdan bir kereden bir şey olmaz kavramları değildir. Bir kere yaptığında bin kereye giden yol açılır.

Seçimleri kazanmak için her şeyi yapacaklarını elbette biliyorum, ama her şey diye bildikleri de ancak seçimi iptal ettirmekti işte. Hepsi bu… Ve bizse sadece bir şey yaptık (Sandıkta bir şey oldu, fark edemedik dedikleri de buydu aslında) Örgütlü ve dayanışmayla birbirimizi duyduk.

Neredeyse sevinecek oluyorum iptal kararına, 31 Mart’ta birbirimizi duymaya başlamıştık şimdi bu birbirimizi anlamayı, duymayı pekiştirecek, böylece sadece bir seçimi değil geleceği de kazanacağız. AKP tamamen MHP’ye bağlanırken (Aralarında konuşurken, ”bir an için ittifaktan çıktığımı rüyam da gördüm!” dese ne olur? Demiyor mudur?) muhalefetse birbirini duyarak, anlayarak bağlanıyor. Bu yeni bir dil ve anlayış da yaratıyor (Bunlar temennilerim işte). Beraber hareket etme ortak düşünmeyi de beraberinde getiriyor. İlk olarak eylem vardı ve sonra söz kuruldu çünkü. Yapmak aklınızı ve ruhunuzu belirler çünkü.
AKP kendi arasında ‘’Seçimi iptal ettirmemeliydik! Yok yok iptal ettirmeliydik” diye parçalanmış halde tartışıyorken, birbirlerine eleştirilerini değiştirecek bir adım dahi atılmamışken ve atacak mecali de, ruhu da kalmamışken, muhalefet 31 Mart’tan daha da güçlü, moralli girdiği 23 Haziran’ı bir kez daha kazanamayacak mı zannediyorsunuz?
Bu seçim 7 Haziran ve 1 Kasım gibi olmayacak. Öyle bir kazanacağız ki ” Kim bize bu seçimi iptal ettirelim aklını verdi? ” diye tartıştıracağız iktidarı kendi arasında.

Seçimleri kazandığı halde 1 Mayıs’ta CHP otobüsü Demirtaş’ın ‘Hızır Ol’unu çalarken, bize sadece seçim öncesi değil sonrası da birbirimizi duyacağız demiş oldu. Şimdi seslerimizi 23 Haziran’a kadar daha da sık duyacak, böylece bir kez daha 23 Haziran’ı ve geleceği de kazanacağız.

Muhalefet öyle canlı ve moralli ki seçimlerin iptal edilmesine sevineceğim neredeyse. Birbirimizi duymamız pekişecek. Öyle ki muhalefet sadece birbirini değil, kimi AKP’liler de bizi duyacak ve sessizce katılacak bu süreçte.

31 Mart’ta sadece evde halay çekmiştik 23 Haziran’da sokaklarda çekeceğiz.

Medya Blok Youtube kanalını takip edin...
You May Also Like

Çay üreticisi tedirgin: Toprağı hiç mi düşünmediniz? – Fatma GENÇ yazdı

“Gelıyi Mayıs ayı Toplayalım çaylari Gidelım fabrikaya Alalım paraları” Rize Türküsü Bu…

Kayyum tehlikesinin farkında mısınız? Fırat Yeşilçınar YAZDI

31 Mart seçimleri de 23 Haziran seçimleri de geride kaldı. Seçimin faturası…

Ormanlar yangınları ve Kül sesleri – Akın Olgun YAZDI

Çok yandık, çok yakıldık ve her defasında “yine yakacağız” diyen sesleri duyduk.…