HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Barış Akademisyenleri’yle ilgili hak ihlali kararına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 

HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Anayasa Mahkemesi’nin Barış Akademisyenleri kararına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sosyal medya hesabından paylaşımlarda bulunan Demirtaş, Cizre ve Sur’da operasyon yürüten askerlere ilişkin açıklamalarda bulundu.
Demirtaş’ın paylaşımları şöyle:

“Merhabalar. Umarım iyisinizdir, biz her zamanki gibi gayet iyiyiz. AYM’nin barış akademisyenleri kararı hukuki açıdan tartışılıyorken, ben de siyasi bir hatırlatmayla katkı sunmuş olayım.

Karara konu olan hendek/barikat operasyonları yapılırken bazı güvenlik birimlerinin aşırı güç kullandığını, sivilleri doğrudan hedef aldığını ben de defalarca söylemiştim. Elbette ki, biz de o suça hem ortak olmamak hem de durdurmak için çok çaba sarf etmiştik.

O dönemde yaşananların arka planını ve iç yüzünü bilmeyenler, güvenlik güçlerinin haksız yere suçlandığını, bu şekilde ‘terör propagandası’ yapıldığını söylemeye devam ediyorlar.

Bakın, bunu söyleyenlerin korumaya çalıştığı, cansiparane bir şekilde savunduğu o operasyonların emirlerini veren komutanlar kimlermiş ve neredelermiş:

Ayrıca Devlet Bahçeli de durumu çok sonraları fark etmiş olacak ki, bu konuda şöyle bir demeç verme zorunluluğu hissetmişti:

Bu darbeci askerlerin Meclis’i bombalama ve yüzlerce sivil yurttaşı katletme emirlerini 15 Temmuz’da verdiğine inanıyorsunuz da Sur’da, Cizre’de tek bir sivilin öldürülme emrini vermiş olabileceğine neden inanmıyorsunuz?

Şimdi, AYM kararına karşı imza atan ‘1066 akademisyen’ bu darbeci askerleri ve onların suçlarını savunmuş olmuyor mu? (1071 imza sayısı hedeflenirken ulaşılan 1066 sayısı da, Alparslan’ın Malazgirt’e gelip Kürtlerle ittifak yapmayı henüz aklından geçirmediği bir tarih olmuş.)
Kim bilir, bakarsınız ileride bir gün savcının biri de çıkıp (umarım olmaz) bu 1066 akademisyene, darbecilere destekten soruşturma açıverir. Ama her halükarda tarihin utanç sayfasına yazıldılar bile.

Hala ikna değillerse Taybet İnan, Cemile Kasırga, Sevê Demir, Pakize Nayır, Fatma Uyar, Aziz Yural ve katledilen onlarca sivil insanı kendilerine hatırlatıyorum.

Hepinize selam ve sevgilerimi gönderiyorum.”

about

Medya Blok’a katkı yapmak, kendine katkı yapmaktır…

Dağılmıyoruz, toplanıyoruz...

Basının, gazetecilerin en büyük meselelerinden birisi de yazmak kadar haberlerin okurlara ulaştırılması. Haberler duyulmasın, okura ulaşamasın diye dağıtım şirketleri, medyalar, ajanslar tek elde toplanırken gazeteciler, toplum tam aksine çok el oldu. Haber yazan ellerimiz kadar Medya Blok’a gelmeyi tercih eden elleriniz bizi buluşturuyor. Buluşmanın sebebi olan harflerin nasıl yan yana geleceği meselesine bir ruh, ’nasıl bir yaşam?' olarak bakan bizimle belki dayanışmak istersiniz diye bir not düşmeliyiz. Elbette size verdiğimiz haberler, makaleler akşam karnınızı doyuracağınız bir ekmek değil ama haberin artık yaşam demek olduğunu da hepimiz biliyoruz.
Öyleyse beraber yaşayalım… Katkı için...
Total
0
Shares
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi çekebilir

İzmir’de Türk İntikam Tugayı mesajlı tehdit: Atık toplayanlar ve el arabası ile simit satanlar Kürt. Simit satın alanlar öldürülecektir

İzmir’in Tuna Mahallesi’nde evlerin pencerelerine bırakılan ırkçı Türk İntikam Tugayı (TİT) imzalı…

Kurban eti üzerinden ırkçılık: Herkese et gönderdim Kürt hariç

Efe adlı bir sosyal medya kullanıcısı Kurban Bayramı ile ırkçı bir paylaşım…

Selvi: Burnuma kokular geliyor

Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi, Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) ‘Bu suça ortak olmayacağız’ başlıklı…