• DOLAR
    5,6913
    % 0,59
  • EURO
    6,3238
    % 0,90
  • ALTIN
    272,3742
    % -0,13
  • BIST
    103.072
    % 0,61
Ormanlar yangınları ve Kül sesleri – Akın Olgun YAZDI

Ormanlar yangınları ve Kül sesleri – Akın Olgun YAZDI

Çok yandık, çok yakıldık ve her defasında “yine yakacağız” diyen sesleri duyduk. Bağıra bağıra, korku içimize işlesin diye yüzümüze okundu, gözümüze sokuldu ve kulaklarımıza işlendi resmi, gayri resmi o sesler.
Artık hafızalarımızda yanık insan kokusu var ve havada kül sesleri. Her yangın haberinde yağıyor üstümüze. Yanan insanların külleri, yanan ormanların külleri ve çığlıklar atan insanların, hayvanların, börtü böceğin çırpınışları.
Hiç su vermediler, seyrettiler, seyrettirdiler ve bir avuç insanın itirazları, çırpınışları çaresizliğe ve çaresizlikten sessizliğe düşsün diye “yaktık, yine yakacağız” demeye devam ettiler.
Dersim’de yanan orman ile İzmir’de yanan orman kardeşti.
Sivas’ta yakılan insanlarla, Cizre’nin, Sur’un bodrumlarında yananlar kardeş.
“Hayata Dönüş” operasyonlarında yakılan tutsaklarla, Marmara Park Alışveriş Merkezinin şantiyesinde çalışan ve kaldıkları derme çatma çadırların tutuşmasıyla yanarak can veren on bir işçi kardeşti.
Yanan ağacın çığlığı da, insanın, börtü böceğin çığlığı da aynıdır. “Su” diyen sestir o. “Su Heval su” diyen sestir.
Küller konuşur, küller birbiriyle buluşur, küller küllere karışır ve her kül yanan, yakılan bir vicdandır.
“Yaktık, yine yakacağız” diyenlerin sesi ile “Ateşin çocuklarıyız, yaktık, yine yakacağız” diyenlerin sesindeki benzerlik şaşırtmasın kimseyi. Üzerinize yağan küllere sorun gerçeği. En hakiki gerçek, üzerimize yağan küllerdir çünkü.
Orman yakanları “kahraman” diyerek tanıtanlarla, “bizi yaktılar, biz de onları yakıyoruz” diyenlerin “kahraman”lık ezberleri aynıdır. Birbirlerine benzeşerek ortaklaşırlar aynı insanlık suçunda ve hepsi yaptıklarına en “kutsal” , en “yüce” amaçlar atfedip, ortak kabul ararlar.
O “en kutsal, en yüce” söylemlerin zulmü altında, dünyanın en masum, en zayıf, en korunaksız olanlarını göremiyorsak eğer, bizler de suçlarının ortağı olmuşuz demektir.
Bizi öldürmüş, bizi yakmış, bizi paramparça etmiş olanların, cesetlerimizin, yanan bedenlerimizin, parçalanmış uzuvlarımızın üzerinden kendi yaptıklarına destek avına çıkması, ne iğrenç bir vahşet, ne menem bir insafsızlıktır.
“Dur” demedikçe, “Hayır” demedikçe ve lanetin, kınamanın, üzüntü duymanın ötesine geçemedikçe, kocaman bir yalandan ibaret olacağız. Herkes kendi yalanında kendi kutsalına sarılıp, bir başkasının canına son vererek, doyuracak riyakârlığını.
Bir insanlık suçuna, acılarımızı, kederlerimizi, öfkemizi alet ederek, desteğe çağıranlara kanıyorsak eğer, ormanları da, insanları da, börtü böceği de yakan bizleriz demektir.
Bir alçaklığı, başka birinin yaptığı alçaklıklarla aklamaya çalışıyor ve alıp koynumuzun içine saklıyorsak, tepeden tırnağa kirliyiz demektir.
Yanan ormanlardan yükselen o çıtırtıları, Cizre’nin, Sur’un bodrumlarında, işçi çadırlarında, Madımak’ta, cezaevlerinde diri diri yakılan insanların çığlıklarını, “yaktık, yine yakacağız” diyenlerin ağzına, diline kim teslim ediyorsa, bilin ki onlar hepimizi ateşe verenlerdir.
Küller yağıyor üstümüze,
Küller birbirine karışıp, savruluyor,
Küller birbiriyle konuşuyor ve düşüyor sesleri parça parça üzerimize.
“Vermediğiniz su, imdadımıza koşmadığınız çığlıklarımızdan geriye kalanlarız biz” diyen fısıltılar onlara ait.
Küllerimiz birbirine, fısıltılarımız birbirine karışıyor.
Ez cümle,
Kim ne adına yaparsa yapsın, kim yaptıklarına hangi “kutsal” bahaneleri bulursa bulsun, tek hakikat onların insanlık suçu işlediğidir.

Medya Blok Youtube kanalını takip edin...
Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?