Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi Araştırma Görevlisi Ceren Damar Şenel’in katili Hasan İsmail Hikmet, Ankara 33’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde ilk kez hakim karşısına çıktı. Kadın örgütleri ve eğitim sendikaları davaya geniş katılım sağladı.

Çok sayıda kadın ve avukat duruşma salonunda yer olmadığı gerekçesi ile salona alınmadı.

Dava oncesinde Ankara Adliyesi önünde basın açıklaması yapan kadın örgütleri, “Kadınlar olarak biliyoruz ki yaşamlarımızdan başka kaybedecek hiçbir şeyimiz kalmadı. Erkek şiddetine yeter diyoruz. Biz kadınların talepleri var. Artık ölmek değil yaşamak istiyoruz. 6284 sayılı kanuna, istanbul sözleşmesine saldırmaya iktidarın bırakmasını istiyoruz” dedi.

MÜDAHİLLİK TALEPLERİ REDDEDİLDİ

Çok sayıda kadın örgütü, eğitim sendikaları ve barolar müdahillik talebinde bulundu.

Sanık avukatı, müdahillik taleplerinin reddedilmesini talep etti.

Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Çankaya Üniversitesi ‘nin müdahillik talepleri kabul edilirken, diğer katılım talepleri reddedildi.

SANIK, “SEVDİĞİM KADINI NASIL KAYBETTİM?”

Sanık İsmail Hikmet, savunmasında şunları söyledi:

“23 yaşındayım. Bu vahim olaydan dolayı çok pişmanım. Kimse benim yaşadığımı yaşamak istemez. Olaydan önce de psikolojik tedavi görüyordum. Unutkanlık sorunum var ifademi okumak istiyorum. Yaşadığım pişmanlığın tarifi yok.”

Sanık Hikmet, “Sevdiğim kadını nasıl kaybettim?” dediğinde tansiyon yükseldi. Ceren Damar’in eşi ” Cevabı ben vereceğim” dedi.

Sanık Hikmet ifadesine şu şekilde devam etti:

“Medyanın olayı farklı şekilde ifade etmesi beni etkiledi. Emniyetteki ifademi değiştirmek istedim ama yapamadım. Polisler bana kötü davrandı. Sanki siyasi suçlu gibi hangi partiye oy verdigimi sordu. Polisler ifademi kafasına göre değiştirdi. Maktule ile 2015 yılında tanıştım. Isı ile ilgili deneyimsiz olduğundan tartışmalarımız oldu. Yanlış tercihleri yüzünden okul uzatan arkadaşlarımız da oldu. Evlenene kadar Incek’te ailesi ile yaşadı. O zamanlar Gölbaşı’nda ikamet ettiğimden aynı yolu kullanıyorduk. Bir adamla tartıştığını gördüm ve durdum. Odasına geçtiğimde bana teşekkür etti. O esnada eski kız arkadaşım aradı. Fransızca konuştuğum için bana dil konusunda yardımcı olacağını söyledi. Samimiyetimiz buradan gelir.”

“CİNSEL BİRLİKTELİĞİMİZ OLDU”

Sanık Hikmet, ifadesine şu şekilde devam etti:

“Sporcu olmamız ortak noktamızdı. Benden hoşlandığını ve kız arkadaşımdan ayrıldığında sorun olmayacağını söyledi. Ben kibarca reddettim. Birkaç kez cinsel birlikteliğimiz oldu. Ilk ilişkimiz Ceren’in arabasında oldu. Bu olaydan sonra baskı yaptı. Kız arkadaşından ayrılacaksın baskısı oldu. Kendisi ile olmazsam okuldaki nüfuzunu kullanacağını söyledi. Ben de kız arkadaşım ile ayrıldım. Kız arkadaşımla ayrılmamız tepki çekti. Ceren ile aramızdaki ilişki zorlama idi. Ceren çok kıskanç idi. Ceren ilişkimizi kimse ile paylaşmıyordu. Ceren ile ilişkimizi saklama çabam olmadı. Yakın dostum bu konuda tanıklık yapabilir. Antremanlarda beni izlemeye gelirdi. Bana tesbih aldı.Bu kadar samani idiniz dr neden fotoğrafınız yok derseniz? Benim başıma geçmişte kötü bir olay gelmişti. Fotojenik olmadığım için fotoğraf çekinmem. Maktulün telefonunda bir kaç fotoğrafı olacaktı. Tek hatam ilişkimizi aileme söylememem oldu. Yaklaşık 6 ay iliskimiz oldu. Ayrıldıktan sonra baskı yaptı, psikolojik tedavi oldum. Arabası ile evime gelmişliği de var.”

Sanık savunması tepki çekti. Salondan sürekli “Sen insan mısın, terbiyesiz” sesleri yükseldi.

Sanık Hikmet, mahkeme başkanının “Sen kopya çektin mi?”sorusuna, “o sınavda herkes kopya hazırladı. Ben de cektim” diye yanıt verdi.

Sanık Hikmet, “Maktul ısrarlarından vazgeçmedi. Eşi ile sorunları olduğunu söyledi. Artık ilişkimiz olmadığını söylesem de ikna olmadı. Eşinin kendisini cinsel anlamda mutlu edemediğini söylediğinde başımı belaya sokacağını söyledim. Ne yapsam da ikna edemedim”

Sanık olayın yaşandığı günü şöyle anlattı:

“Sınavda kopya çekerken yanıma geldi. Sınavda kopya çekeceğimden haberi olduğunu söyledim. Mezuniyeti unutmami söyledi. Neden böyle yaptığını sorduğumda annene nasıl FETÖ’den işlem yatırdıysa bana da yaptıracağını söyledi. Ben sinir krizi geçirdim. Ceren’in benimle uğraştığını Berk’e söyledim. Beni tahrik etti. Berk’e “onu öldüreceğim” demedim. Eve gittim. Canımdan çok sevdiğim annemler hakkında söylediklerini unutamadım. Geçirdiğimiz zor zamanları düşününce evden babamın silahını da aldım. Plan ve tasarlama yapmadım. Maktule annemi karıştırmasaydı böyle bir olay yaşanmayacaktı. Bu olaydan sonra annem göreve döndü. Ceren’e anneme iftira edilmesi ile alakası olup olmadığını sordum o da evet dedi. Saat 15.00 civarında gittiğimde odasında yoktu.”

“Ceren ile tartıştık. Sinirlendiğim için FETÖ işi ile alakası olmadığını belirtip eşinin işi olduğunu söyledi. Eşini aradı ama açmadı. Maktule “eşimi de seni de harcayacağım” dedi, cinnet geçirdim. Bıçakla yaraladım. Silâhı kafama dayadım ve odaya bir kaç kişi girdi. O esnada odaya birileri girdi ve silah ateş aldı. Kendimde değildim. Korkup kaçtım. Beni kovalarlarken havaya ateş açmadım. Annemi arayıp intihar edeceğimi söylediğimde beni vazgeçirdi. Sonra teslim oldum. Olayda kullandığım bıçağı hep yanımda taşırdım. Silâhı yanıma alma amacım da intihardı. Maktulu öldürmek istemedim. Üzgünüm. Bu arada benden önce bir kız intihar etmiş ve gizlemişler.”

Sanık ifadesinin ardından mahkeme başkanı duruşmaya kısa bir ara verdi.

KAYNAK : BİRGÜN

Total
0
Shares
İlginizi çekebilir

24 TV ve Star da kapatılıyor

TürkMedya’da bir gazete ve bir televizyon kapısına kilit vurulacak. Medyaradar’ın haberine göre;…

Ahmet Hakan: Ankara’daki toplantı Ekrem İmamoğlu’nun kalesine atılmış üç politik goldür

Hürriyet Gazetesi yazarı Ahmet Hakan bugünkü köşesinde Ankara’da dün toplanan büyükşehir belediye…

Kerimcan Durmaz Türkiye’yi terk etti

Sosyal medya fenomeni Kerimcan Durmaz, Türkiye’den ayrılma kararı aldı. Kerimcan Durmaz hakkında,…