Şule Çet’in şüpheli ölümüne dair görülen davanın dördüncü duruşması Ankara 31. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülüyor. Duruşmayı izlemek için gelenlerin çok olması nedeniyle 2 salonun birleştirildiği davada bilirkişi heyeti olayın sanıkların anlattığı gibi olmadığına dikkat çekerek, dava kapsamında olay yeri canlandırması yapıldığını, cam ile sehpa arasındaki mesafenin ölçülmediğini ve bunun önemli bir ayrıntı olduğunu aktardı.

Heyet konu hakkında şunları söyledi: “Şule kendini öne doğru attıysa düşmesi çok hızlı olacaktır. Sanık asılı gördüğünü söylüyor Şule Çet’i ancak bu ihtimal çok düşük. Olayın sanıkların anlattığı gibi olmadığı görülmekte. Şule Çet’in balıklama atlamış olduğunu göz önünde bulundurursak bu şekilde atlayabilmesi iki seçenek vardır: Ya direkt balıklama olarak atladı ya da sehpaya basarak atladı. Fakat sehpada hiçbir ayak izi yok. Diğer seçeneği göz önünde bulundurduğumuzda sanığın ‘kurtarmaya çalıştım’ ifadesi şüpheli olduğunu görürüz çünkü eylem o an saniyeler içinde gerçekleştirmiştir ve bu kadar kısa bir süre içinde kurtarmaya çalışmak mümkün değildir. Şule’nin kafası vücudundan önce yere temas ediyor. Şule Çet düştüğü anda ayakkabı ayağında değil. Düştükten sonra ayakkabının Şule’nin kolunun altında bulunması mümkün değil.

‘Cinsel şiddet iddiası ile bütünlüklü veri’

Şule’nin düştükten sonra kıyafetlerinin boynuna kadar katlanmış diyelim ki sehpaya çıktı ellerini koydu ama parmak izi yok. Sanık tutmaya çalıştı ve düştü, bu şekildeyken kıyafetin kıvrılması mümkün değil. Şule’nin atıldığında yarı çıplak olduğunu düşünüyoruz. Bu da cinsel şiddetin olduğu iddiası ile bütünlüklü bir veri. Olay yeri canlandırması üzerine bilim insanın davadaki açıklamasında “atlama pozisyonu için pencerede parmak izi olması gerekiyor ancak incelemelerde bulunamadı. Şule’nin iç çamaşırı katlanmış. Bu düşme ile ilgili olamaz. Bu Şule’nin atılmadan önce yarı çıplak olduğunu kanıtlıyor. Düşme durumlarında noktasal kanamalar olur. Dosyanın geneline bakıldığında sıyrıklar ve maddi bulgular cinsel saldırıya işaret ediyor. Gazi Üniversitesi psikiyatri bölümü Şule’nin intihar edecek bir ruh halinde olmadığını da raporladı.

“Serbest düşmeye uygun değil”
Sanık göğsünün cama çarptığını ve diğer eliyle Şule Çet’in bacağını tuttuğunu belirtiyor. Ardından da Şule ile kısa bir konuşma sonrasında Şule’nin ellerinden kaydığını belirtiyor. Ancak Şule’nin bedeninin bulunduğu nokta serbest düşmeye uygun değildir. Olay yeri keşfinde halının, sehpanın ve diğer eşyaların konumuna baktığımızda sanıkların dediği gibi orada bir olaya müdahale etme çabası olmadığını görüyoruz. Dolayısıyla bu anlatımlarda eksik olan şeyler var.”

Total
0
Shares
İlginizi çekebilir

24 TV ve Star da kapatılıyor

TürkMedya’da bir gazete ve bir televizyon kapısına kilit vurulacak. Medyaradar’ın haberine göre;…

Ahmet Hakan: Ankara’daki toplantı Ekrem İmamoğlu’nun kalesine atılmış üç politik goldür

Hürriyet Gazetesi yazarı Ahmet Hakan bugünkü köşesinde Ankara’da dün toplanan büyükşehir belediye…

Kerimcan Durmaz Türkiye’yi terk etti

Sosyal medya fenomeni Kerimcan Durmaz, Türkiye’den ayrılma kararı aldı. Kerimcan Durmaz hakkında,…