Aydınlık gazetesi yazarı Ufuk Söylemez bugünkü köşesinde, hükümetin açıkladığı enflasyon ve diğer ekonomik rakamların gerçekle uyuşmadığını ifade ederek, Ankara kulislerinde konuşulan “vahim” iddiaları gündeme getirdi.

“Bu günlerde ekonomi çevrelerinde ve Ankara kulislerinde konuşulan vahim bir iddia var ki, konuşulması bile insanları tedirgin ediyor” diye yazan Ufuk Söylemez, “Konuşulan ve iddia edilen senaryo aşağı-yukarı şöyle öne sürülüyor; İktidar T.C. Merkez Bankası ve Kamusal Sermayeli Bankalar yoluyla milyarlarca dolarlık döviz satıyor ve kurları tutmaya gayret ediyor. Bu nedenle ise, net rezervler eksiye düşüyor, bunun görünmesini önlemek için de günlük-haftalık swap yöntemiyle borçlanan Merkez Bankası’nın kayden gözüken rezervleri de net olarak eksiye dönüyor” şeklinde yazdı.

Ufuk Söylemez’in yazısı şöyle:

“Ekonominin içine sürüklendiği derin ve uzun süreli krizi ve halen yaşanan resesyonu, inkar eden ve bu konuda kafasını kuma gömmeye çalışan iktidar, karar ve icraatlarıyla büyük çelişkilere imza atıyor ne yazık ki.

Bir yandan geçmişte yaşanan ekonomik kriz dönemlerinde dahi başvurulmayan ekonomik tedbirlere (örneğin Merkez Bankasının ihtiyat akçesine el koymak gibi), emir ve komuta ile faiz indirimlerine, kamusal sermayeli bankalara maliyetlerinin altında popülist ve tüketime yönelik krediler kullandırmaya kadar, birçok “kriz önlemine” başvurmaya çalışıyor. Diğer yandan ise, ortalama %17 civarında olan (TÜİK rakamlarıyla) enflasyonun, aylık (baz etkisiyle) geçici olarak %8,5’a düştüğünü neredeyse davul zurna ile kutlarken, yıllık vergi-resim ve harçlara ise %22,5 zam yapıyor.

***

Ama bu günlerde ekonomi çevrelerinde ve Ankara kulislerinde konuşulan vahim bir iddia var ki, konuşulması bile insanları tedirgin ediyor.

Düzenli okurlarımız gayet iyi bilirler ki, yazılarımızda, ekonomik-politik eleştirilerin yanı sıra, alternatif çözüm önerileri de ortaya koymaya çalışıyoruz yıllardan beri. Komplo teorilerine, aslı-astarı olmayan dedikodu niteliğindeki haberlere itibar etmeden, mümkün olduğunca gerçekçi bilgiye ve deneyime dayalı analiz ve tespitler yapmaya gayret ediyoruz.

Ancak bu sefer ekonomide yaşanan gerçekler ve ortadaki tabloya bakıldığında, yolunda gitmeyen, hayatın olağan akışına ve ekonominin genel kabul görmüş ve ispatlanmış kurallarına uymayan ve/veya çelişen bir durum mevzubahis.

***

Bunlardan, ilki, yaşanan ve hissedilen gerçek enflasyonun ve işsizliğin, ilan edilen rakamların çok daha üzerinde olduğu gerçeğidir. Ülkede aklı başında, objektif, bilimsel ve dengeli analiz ve yorum yapabilen ekonomik aktörlerin neredeyse tamamında, açıklanan veriler ve istatistiklerle ilgili ciddi bir şüphenin olduğu aşikar. Ciddi bir inandırıcılık ve kredibilite sorunu yaşanıyor bu konuda.

Buna paralel olarak, mevduat faizlerinin emir-komuta ile indirilerek, neredeyse negatif faizin mevzubahis olduğu ortamda döviz kurlarının da düşüyor ve/veya yerinde sayıyor olmasındaki çelişkinin izahının yapılamıyor olmasıdır merak konusu olan.

Yine bunlarla eş zamanlı şekilde geçen gün T. Erdoğan’ın “Merkez Bankası eski Başkanını görevden aldık, çünkü laf dinlemiyordu” şeklindeki konuşması, ekonomi kulislerinde dolaşan bu söylentilerin ve senaryoların giderek artmasına neden olmuş görünüyor.

***

Konuşulan ve iddia edilen senaryo aşağı-yukarı şöyle öne sürülüyor; İktidar T.C. Merkez Bankası ve Kamusal Sermayeli Bankalar yoluyla milyarlarca dolarlık döviz satıyor ve kurları tutmaya gayret ediyor. Bu nedenle ise, net rezervler eksiye düşüyor, bunun görünmesini önlemek için de günlük-haftalık swap yöntemiyle borçlanan Merkez Bankası’nın kayden gözüken rezervleri de net olarak eksiye dönüyor.

T.C. Merkez Bankası’nın görevden alınan eski Başkanı’nın ise, bu tür uygulamalara ve talimatlara karşı çıktığı için görevden alınmış olabileceği öne sürülüyor.

Ayrıca bu gidişatla döviz talebinin ve borçlarının karşılanmasında yetersiz kalınması halinde DTH’ların ve/veya 500.000 doların üstündeki bölümlerinin, piyasa fiyatından Türk Lirasına çevrilerek, bir manada –ister istemez- kambiyo rejiminin değiştirilmeye gidilmesine yönelik çalışmaların veya düşüncelerin olduğu da yoğun biçimde söyleniyor. Hatta Merkez Bankasının görevden alınan Başkanı’nın bu tür işlemlere tevessül edilmesine, hatta tartışılmasına bile karşı çıktığı için görevden alındığı, bu nedenle iktidarla ters düştüğü, mali suçlardan mahkum olan Halkbankası eski Genel Md. Yardımcısına BİST Genel Müdürlüğü görevi verilirken, Merkez Bankası eski Başkanı’na ise, bu nedenle hiçbir görev verilmediği de iddia ediliyor.

***

Bu tür iddiaların ve senaryoların gerçek olmasalar bile son derecede vahim ve tedirgin edici olduğu bir gerçek.

Bu iddialara inanmak istemiyoruz. Umarız gerçek değildir. Böyle söylentilere yol açacak tavırlar, söylemler ve icraatlardan vazgeçilmelidir. Bu tür söylentilerin acilen ve tereddütte yer vermeyecek biçimde yalanlanması da sağlanmalıdır.

200 milyar dolara yakın DTH’ın milyonlarca sahibine, Türkiye’de Arjantin ve Yunanistan benzeri iş ve kararların olmadığı, olmayacağı ve olamayacağı açık ve inandırıcı bir biçimde bir kez daha açıklanmalıdır.

Çok kanallı ama tek sesli medyanın, otoriter ve anti-demokratik rejim uygulamalarının, hukuk devletinden uzaklaşan söylemlerin, keyfi, ehliyetsiz ve liyakatsız kadrolaşmanın, bu tür -aslı olmasa bile- söylenti spekülasyon ve iddiaların ortaya atılmasına neden olduğu da göz ardı edilmemelidir.”

Total
2
Shares
İlginizi çekebilir

24 TV ve Star da kapatılıyor

TürkMedya’da bir gazete ve bir televizyon kapısına kilit vurulacak. Medyaradar’ın haberine göre;…

Ahmet Hakan: Ankara’daki toplantı Ekrem İmamoğlu’nun kalesine atılmış üç politik goldür

Hürriyet Gazetesi yazarı Ahmet Hakan bugünkü köşesinde Ankara’da dün toplanan büyükşehir belediye…

Kerimcan Durmaz Türkiye’yi terk etti

Sosyal medya fenomeni Kerimcan Durmaz, Türkiye’den ayrılma kararı aldı. Kerimcan Durmaz hakkında,…